|
SON DAKİKA
Van Belediyesi'nden Deprem Fırsatçılığı
Türkçe Olimpiyatları'nda Ahmet Kaya Sürprizi
Özür Dilemek Erdemdir!
Din Adamına Kurşun
YYÜ. Öğrencilerinin Bekledikleri Haber: Belirsizlik Ortadan Kalkıyor…
Zeki Taştan zekitastan@gmail.com
Belirsizlik, her halde hayatın en çekilmez yanlarından biri. Bu, bir de düzenli bir hayatın sonunda sizin karşınıza çıktıysa daha da dayanılmaz hâl alıyor. Ne yapacağını bilememek ve geleceğe dair ümitsizce beklemek. Bundan daha kötü bir yaşam tasavvuru olamaz. Eliniz kolunuz bağlı ve öylece beklemek… Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri de bu cenderenin içindeler aylardır. Ne yapacaklarını bilmeden bekliyorlar. Gözleri kulakları bizde; Üniversitelerinden çıkacak haberlerde. Ha bire arayıp duruyorlar; “Hocam, ne olacak hâlimiz!” diye… Biz de karınca kararınca onlara yol göstermeye, daha doğrusu dertlerine ortak olmaya çalışıyoruz. Belirsizlik bitmek üzere… Öğrencilerimizin beklediği en önemli cevap, “barınma sorunu”ydu. Buna alacakları cevapla birlikte evlerinden ayrılmayı veya ona göre bir plân yapmayı düşünüyorlardı. Aslında Üniversite akademik takvimini ilan etmişti. Herkes de ona göre tedbirini almıştı. Fakat yine de akıllarda bir sorun işareti vardı: “Hepimiz barınabilecek miyiz?” diye. Bu sorunun cevabı anketlerden sonra ortaya çıkmaya başladı. Dördüncü grup: 12 bin öğrenci… Üniversite yönetimi, öğrencilerin dönem kaybetmemesi için her türlü tedbire başvurdu. Tüm fakülte ve yüksek okulların kapalı olduğu, henüz tadilatına izin verilmediği, yurtların hazır olmadığı bir zamanda 19 bin öğrenciyi bir anda istihdam etmek zor olduğu için eğitim-öğretimin kademeli ve yoğunlaştırılmış şekilde olmasına karar verildi. Tüm birimler dört gruba ayrıldı. Ancak en yoğun öğrenci grubu, zamanı da dikkate alarak dördüncü gruba kaydırıldı. Bu dönemde gelecek öğrenci sayısı ise 12 bindi. Ancak devam alınmayacağı için bu sayının en az yarısının gelmeyeceği düşünülüyordu. Ama yine de tedbirimizi alıp öğrencilere soralım, denildi. Sonuç gerçekten düşündürücüydü. Derse hiç gelmeyen öğrenciden barınma talebi… Yapılan sorgulama sonucu hemen hemen öğrencilerin tamamı derse geleceğini söylüyordu. Hatta bazı bölümlerde bu sayı limiti de aşılmıştı. Örneğin Eğitim Fakültesi’nin 25 kişilik kayıtlı bölümüne 32 kişi barınma talebinde bulunuyordu. Yani normal şartlar altında hiç gelmeyen öğrenci de bu defa okulda olmak istiyordu. Böyle olunca da tüm hesaplar alt üst oldu. Gecikmenin Diğer Sebepleri… Gerçi derslikler tamamlanmıştı. Yani öğrencilerin eğitim ve öğretim sorunu pek kalmamıştı. Ancak gelen talepler karşısında barınma tekrar büyük sorun olmaya başlamıştı. Diğer taraftan yurt ihaleleri de bürokratik çark içinde geciktikçe gecikiyordu. Bu durumda on bine yakın öğrenciyi perişan etmenin bir anlamı yoktu. Bir an önce karar alıp öğrencilere duyurmak lazımdı. Son karar: 4. grup ikiye ayrılıyor… Bu durumda en çok kalabalık olan grubu ikiye ayırıp öğrencileri mağdur etmemek gerekiyordu. Nitekim Senato’da alınan karar gereği 4. grubun iki farklı gruba ayrılmasına karar verildi. Buna göre Fen, İktisat, Mühendislik fakülteleri ve Erciş Meslek Yüksek Okulu, 4-22 Mart; diğer fakülte ve birimler 23 Mart-15 Nisan arasında eğitim öğretime devam edeceklerdi. Peki, sınavlar ne zaman olacak? Sınavlar da İkinci Döneme ertelenmişti. Bunda da amaç öğrencilerin hepsini bir arada sınav yapabilme kaygısıydı. Çünkü öğrencilerden derslere devam etmeyen de olacaktı ve sadece bir haftalık sınav için Van’a gelmek zorunda kalacaklardı. Bunun önüne geçmek için de 1. dönem sınavları; Bahar Yarıyılı’na alındı. Sınav tarihleri İkinci Dönemin başlangıcı olacaktı. Yani öğrenciler eğitim-öğretime başlarken önce eski sınavlarını tamamlayacak ve daha sonra İkinci Döneme geçeceklerdi. İkinci Dönem 16 Nisan’da Başlıyor… İkinci dönem, daha da rahat olacak. Eğitim-öğretim orada da iki şekilde planlandı. Ziraat, Su Ürünleri, Mühendislik, Veteriner fakülteleri ile Van, Erciş, Gevaş, Özalp ve Başkale meslek yüksek okulları 1. grupta; diğerleri ise ikinci grupta ders görecekler. Birinci grubun eğitim-öğretim tarihi 16 Nisan- 3 Haziran; İkinci grup ise 3 Haziran-22 Temmuz arasında olacak. Devam artık zorunlu… Tabii, söz konusu tarihlerde derslik ve barınma sorunu kalmayacağı için öğrencilerden devam da istenecek. Yani devam zorunlu olacak. Yoğunlaştırılmış eğitim burada da olacağı için öğrencilerin eğitim-öğretimle ilgili akademik beklentilerinde bir eksiklik olmayacak. En azından belirsizlik bitti… Bu durum elbette hiç kimsenin hoşuna gitmiyor. Çünkü herkes bir an önce eğitim ve öğretimin tam zamanlı başlamasını istiyor. Hocalar da öğrenciler de mağdur. Hatta öğrencilerin birçoğu sıkıntıdan kafayı yemek üzereler. Bana gelen mesajlar da bunu gösteriyor. Yoksa devam zorunluluğunun olduğu bir dönemde hiç gelmeyen öğrencilerin devam alınmadığı zaman bu kadar okuma isteklisi olması beklenebilir miydi? Elbette bu durum, onların huzursuz olmalarından kaynaklanıyordu. Çünkü hem öğrenciler evlerinden hem de anne babalar çocuklarından sıkıldılar. Herkes bir an önce belirsizliğin bitmesini ve ne olacaksa ona göre davranılmasını istiyordu. İşte bu son durum, birçoğumuzun hoşuna gitmese de en azından belirsizliği ortadan kaldırdığı için olumlu diye bakıyorum. Siz de olumlu bakın ve tedbirlerinizi alın! Öğrencilerin diğer bir sorunu daha önce kendilerince bir plân yapmalarından kaynaklanıyordu. Birçoğu biletlerini almış veya yer ayırtmıştı. Şimdi yeniden bir plân yapmaları gerekiyor. Ancak arada on beş günlük bir zaman oynadığı için de kendilerini fazla sıkmamalarını ve bir an önce harekete geçmelerini öneririm. Kızgınsınız biliyorum ama… Biz de sizi özledik… Yükleniyor...
|
![]() |