banner114
banner138

Van Ülkü Ocakları Başkanı Abdulhakan Üçdal'ın Açıklaması

Van Ülkü Ocakları Başkanı Abdulhakan Üçdal, yapılan tüm saldırılara rağmen ülkü ocaklarının yollarından şaşmadıklarını belirtti.

Başkanlık binasında basın açıklaması yapan Üçdal, tarih boyunca iktidar sahiplerine yakın olma çabası içinde kalemini eğip bükenlerin namuslu insanlara iftira atanlar haline geldiğini belirtti. Kendilerine çamur atmaya çalışanların sayısının her geçen gün arttığını ifade eden Üçdal, “Hilal Kaplan adında bir hanımefendi, katıldığı bir televizyon programında hareketimiz ve liderimiz hakkında ağır ithamlarda bulunmuştur. Daha konuşmasının başında PKK’nın silah bıraktığını söyleyerek nasıl bir yanılgı içinde olduğunu göstermiştir. Kaplan sözlerine şu şekilde devam etmektedir: ‘Bu ülkede her ay 15 tane asker cenazesi gelirken ben kimsenin vur de vuralım diye miting yaptığını görmedim. Sayın Hilal Kaplan size hatırlatmak isteriz ki, verilen şehitler mücadelemizin göstergesidir. Ordumuz, mücadele ederken biz askere gidecek evlatlarımızı yetiştiriyorduk. Hilal Kaplan bizim milli refleksimizle uğraşmayı bir kenara bırakıp neden askeri operasyonların devam etmediğini sorgulamalıdır. Devlet üzerine düşen görevi yerine getirmezse bu görevi yerine getirmek için her zaman gönüllü olduğumuzu herkesin bilmesini isteriz. Bütün bu ithamlarından anlaşıldığı kadarıyla ülkemizde önce bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma hastalığı, bugün gelinen noktada beyin sahibi olmadan fikir sahibi olmaya dönüşmüştür” ifadelerini kullandı.

Ülkücü harekete saldırıların bununla da sınırlı kalmadığının altını çizen Üçdal, “Ancak biz kararlı duruşumuzu bozmuyor ve bildiğimiz yoldan şaşmıyoruz. Her iftiraya verecek bir cevabımız muhakkak vardır” ifadelerini kullandı.
Hükümetin İsrail’in Mavi Marmara konusunda özür dilemesini kendilerine siyasi malzeme yaptığını savunan Üçdal, şöyle konuştu:

“Mavi Marmara hadisesinde evlatlarını kaybedenler için İsrail’den özür ve tazminat talebinde bulunup bunu da siyasi malzeme yapan sizler, söz konusu terör örgütü tarafından şehit edilen evlatlarımız olunca ne kadar da alttan alır hale geliyorsunuz. Şehide 'kelle', terörist başına 'sayın' diyecek kadar alçalan dilleriniz, siyasi malzeme yapabileceğinizi hissettiğiniz her alanda nasıl oluyor da en üst perdeden şakıyor. Buradan bir kere daha haykırıyoruz: O Başbuğ Türkeş’in evladıydı, Biz hepimiz de Devlet Bahçeli’nin öz evlatlarıyız.“

banner141
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
BÖRTEÇİNE 2 yıl önce

sayın şamil şuratan;
bizler zaten bu memleket de şuan özümüzü kaybetmişiz ve kendi topraklarımızdan kendimizi mahrum etmiş olarak görüyoruz takdir görülsün ki bizler zaten sallantı da olan varlığımızı, kendimizi demoralize edersek memleketimiz elden gider; daha ne bayraklar açılır, ne posterler dalgalandırırlar bu memleketde

sayın aydede;
şuan gözüken bir pespembe yalandır. kimse bu ülkede olan 32 yıllık bu büyük kavgayı bir açıklamayla bitirmez. bitirmiş gösterir ama altında bu millete yıllar sonra ne büyük sancılar yaşatacağı bellidir. mantiki olarak bakarsak da bu kavga bir tek tarafın şart koşullarıyla gündeme bitmiş olarak gösteriliyor bu imkansızdır evet bizler kimsenin uşağı değiliz ama ülkemiz bayrağımız vatanımız elimizden gidecekse ileride bir dünyanın uşağı olacağıma şuan kendi milletimin uşağı olmayı tercih etmeliyiz...

Misafir Avatar
BÖRTEÇİNE 2 yıl önce

sayın şamil şuratan;
bizler zaten bu memleket de şuan özümüzü kaybetmişiz ve kendi topraklarımızdan kendimizi mahrum etmiş olarak görüyoruz takdir görülsün ki bizler zaten sallantı da olan varlığımızı, kendimizi demoralize edersek memleketimiz elden gider; daha ne bayraklar açılır, ne posterler dalgalandırırlar bu memleketde

sayın aydede;
şuan gözüken bir pespembe yalandır. kimse bu ülkede olan 32 yıllık bu büyük kavgayı bir açıklamayla bitirmez. bitirmiş gösterir ama altında bu millete yıllar sonra ne büyük sancılar yaşatacağı bellidir. mantiki olarak bakarsak da bu kavga bir tek tarafın şart koşullarıyla gündeme bitmiş olarak gösteriliyor bu imkansızdır evet bizler kimsenin uşağı değiliz ama ülkemiz bayrağımız vatanımız elimizden gidecekse ileride bir dünyanın uşağı olacağıma şuan kendi milletimin uşağı olmayı tercih etmeliyiz...

Misafir Avatar
mahmut 2 yıl önce

bu zatın tahsilini merak ediyorum.!

Misafir Avatar
M.ŞAMİL ŞURATAN 2 yıl önce

biriniz zafer işareti birini kurt işareti yaparak bu memleketi mahfettiniz sanki sizden başka kimse bu memleketin vatandaşi değil

Misafir Avatar
cihan 2 yıl önce

wurmak kesmek kolay ama nereye kadar....kardeş kardeşi vuruyor bunun daha ilerisi olmaz

Misafir Avatar
aydede 2 yıl önce

eğer bu ülkeye barış gelsin isteniliyorsa herkesin barış dilini kullanması gerekir.vur de vuralım dili basit bir sokak dilidir.kimse kimsenin babasının uşağı değildir.

banner110

banner130

banner143