|
SON DAKİKA
MİT Krizinden Kalanlar
Dr. Mustafa Dervişler merkurhaber@gmail.com
MİT soruşturması krizle aşıldı. MİT görevlilerine suç isnadı sonunda savcıların suçlu olduğu kabul gördü. Özel yetkili savcı yasası ile MİT yasasının zıtlaşması, siyasi iradeye yan bakılması, sözünün üstüne söz söylenmesi; son bir haftanın çene çerezleriydi. İşine gelmediğinde kanunlar değişsin diyenler, işine geldiği zaman da mevcut kanunlara sığınmakta beis görmediler. Cuntaya karşı duruş sergilerken yüzünü ekşitenler de, seksen üç anayasasından bile medet ummakta mahir olduklarını gösterdiler. Yoldaki bir kazayı, bir lastik patlamasını nasıl yazalım diye düşünmediler. Atma ufkunu o kadar uzaklara ulaştır ki, o kadar mahir sansınlar mantığı çalıştı. Salla okyanus ötesine kadar. Yahu bir sıkıntının dışa vurumu bu kadar çeşitli yoruma sebep olur mu? Oldu işte. MİT soruşturması da bu hallere düşer mi? Düştü, gördük.
Siyaseten beklenenler yapıldı. Siyaseten doğruları gördük. Ya gerçekler, doğrular. Ya prensiplerimiz. Söyleyin arkadaşlar, biz suçludan yana mıyız, masumdan yana mı? Teröre destek verenler, her yerde bulunamaz mı? Savcılar hata yapabilir doğru. İleride gelecek başbakanlar da siyaseten yanlışta ısrar edemez mi? Kol kırılsa da yen içinde diyemez mi? Kırık kolla güvenlik zaafa düşemez mi? Albayrağa sarılı şehitlerimizi ilgilendiren dehşet sonuçlar ortaya çıkamaz mı? Hele söyleyin biz sevdiğimiz siyasi liderden yana mıyız, doğrulardan, haktan yana mı? Söyleyin vicdanımızdan yana mıyız, hislerimizden, vehimlerimizden yana mı? MİT mensubu da olsa soruşturulsun haklıysa temize çıksın, suçluysa kurum temizlensin diyemedik. Madem özel statülü, o da soruşturulsun, ama özel olduğu için gizli soruşturulsun diyemedik. Her kurum gibi buranın da zamanında kırk yamalı bir bohça olabileceğini düşünemedik. Ülke güvenliğini, askerimizin, polisimizin güvenliğini, doğuda yaşayan insanımızın güvenliğini, genelde bütün vatan güvenliğini tehlikeye attık, belki. Bunu iktidarı koruma içgüdüsüyle yaptık. Korkarım maksadınızın aksiyle tokat yeme durumuyla karşı karşıya kalmayız. Bir soruşturma başlatıldı. Biraz bekleyebilirdik. Adalet ve kalkınma diyemedik, adalet mülkün temelidir diyemedik. Böyle bir dönemde böyle bir başbakanımız olmasını hepimiz istiyoruz. Allah var, böyle bir başbakanımızın varlığından hepimiz hoşlanıyoruz. Fakat kanunların karanlığında istisna çukurlarının kazılmasını karşı olduğumuzu hep bir ağızdan söyleyemedik. Kanun çıktı, maç bitti. Artık o kurumumuz masum mu olacak? Her başbakan her gelen dosyayı adalete intikal mi ettirecek? Bence vicdani itimadımız hiçbir zaman tam olmayacaktır, bundan böyle. Belki bir bilinçli manevraydı bu olanlar. Öyleyse eğer, en az bizim kadar satranç oyununda ustalarla karşı karşıya olduğumuzu bilmeliyiz. Yani belki beklenen yasa değişikliğiydi değiştirdik. Rakibimizin karşı manevralarına karşı açık hale geldik. Biraz da karşımızda duranları bekleyelim, göreceğiz neler olduğunu. Bence uyduruk yorumlar yapacağımıza, her karışık olay sonrasında cemaat krizi yaşayacağımıza, aktif bir dikkatle birazcık beklemeliyiz. Karşı satranç manevralarını mutlaka göreceğiz. Bizler doğrunun iyinin güzelin taraftarları, yazanlar, konuşanlar, bütün aydınlar; dün nasıl iktidarları her yaptığından dolayı, insafsızca eleştirerek hata yaptıysak, bu gün de idarecilerin her davranışında hikmet ve keramet görerek devlete millete ve iktidara büyük kötülük yapıyoruz. İnsan hata yapar, hatasız kul olmaz da, kapı kullarından kaynaklanan hatalar, siyaseten intiharlara götürmese bari. Bir MİT krizi de böyle geçti. Geçmiş olsun diyemiyorum. Çünkü geçmiş bir sıkıntı olduğunu düşünenlerden değilim. Yükleniyor...
|
![]() |