|
SON DAKİKA
Sözcü Gazetesi Gülşen Orhan'ın Açıklamalarını Nasıl Çarpıttı?Star Gazetesi yazarı Elif Çakır, sözcü gazetesinin Ak Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan'ın açıklamalarını nasıl çarpıttığını yazdı
Elif Çakır / Star
Aslında yazmayı düşünmüyordum ama, kimin “sözcüsü” olduğu malum bir gazetenin yarım sayfasını kaplayan dünkü haberi görünce konu hakkında yazmak vacip oldu. Bir zamanlar, bir kısım medya için bu tarz zihin okuma yoluyla irtica haberleri yapmak vakayı adiyedendi... Gülşen Orhan arayıp da beni dünkü Sözcü gazetesinin manşetinden haberdar edince o eski günler aklıma geldi birden. Şizofren bir mantıkla Gülşen Orhan’ı sanki kendi partisinin aleyhinde konuşmuş gibi gösterip, sonra da “bakalım Başbakan ne diyecek bu sözlere” diyerek kıt bir akıl yürütmeyle kışkırtıcılık yapmışlar. Gülşen Orhan bu ülkede “milletin vekili” sıfatını fazlasıyla hak eden bir isim. Yaşadığı coğrafyanın sorunlarını çok iyi bilen ve bu sorunların çözümüne katkı sağlayacak etkin bir vekil olarak Meclis’tedir. Ne kara kaşı kara gözünden dolayı ne de “kota icabı” tercih edilmiş değildir. Gelelim “AKP’li kadın vekil BDP’li gibi konuştu” sürmanşetiyle duyurulan habere. *** Gazeteye haber olan toplantı Perşembe günü AK Parti Genel Merkezinde Kadın Kolları Başkanlığı tarafından basına kapalı olarak gerçekleştirildi. Sorunun çözümüne katkı sağlayacağı beklentisiyle düzenlenen “Güneydoğu ve Kadın Sorunları Çalıştayı”na, akademisyen, STK temsilcileri ve bölge milletvekillerinden oluşan dar bir katılımcı grubu davetliydi. Güneydoğu’da bırakın sadece “kadın sorunu”nu ele almayı, bölgeye ilişkin olarak “yoksulluk-eğitim-kültür-sosyo kültürel gelişim-kalkınma” ve hatta şehirleşme sorunlarını dahi ele aldığınızda karşınıza ister istemez Kürt Sorunu çıkıyor. Yani bütün yollar Kürt Sorunu’nun çözümünden geçiyor. Toplantının ilk kısmında da, yeniden ve tekrarla Kürt Sorunu tartışıldı. Kürt sorunun çözümünde barışa en büyük katkıyı kadınların sağlayacağına inanıyorum. Nasıl ki BDP’li kadın vekillerin, özellikle Aysel Tuğluk, Sabahat Tuncel ve Emine Ayna gibi isimlerin şiddeti kutsayan söylemleri BDP’nin politikalarını etkiliyorsa, demokratik çözüme yönelik belirleyici politikalar da barışçı kadınlar üzerinden yürütülmelidir. Çünkü savaşan erkeklerin etrafında mutlaka, anne olarak, kardeş olarak, eş olarak kadınların var olduğu bir gerçek. Kadınların ne istediğini bilmek, bunun üzerinde ciddi çalışmalar yapmak gerekiyor bu süreçte. Gelelim şu ırkçı ve faşist dil kullanan gazetenin haberine... Habere göre güya Gülşen Orhan bu toplantıda demiş ki: “Atatürk TC’yi kurdu. Sonra Kürtlere katliamlar başladı. Nasıl katliamlar olduğunu biliyoruz...” Sonra da devletin bu soruna ‘PKK eşittir Kürt Sorunu’ olarak baktığını ve bunun AKP döneminde de değişmediğini ilave etmiş!.. Atatürk’ten bahisle, katliamların ona mal edildiğini ima ederek, oradan bir fırsat devşirmek isteyip her zamanki gibi Atatürk ismini kullanmışlar. Oysa değil konuşmada, toplantının hiçbir yerinde Atatürk’ün adı geçmedi. Sonra da, “Kürt sorunu eşittir PKK algısı yaratılıyor” cümlesine, “AKP döneminde de değişmedi” ilavesini yaparak, Gülşen Orhan’ı güya partisine gammazlıyorlar!.. Bundan daha güzel bir çirkeflik örneği olamazdı herhalde. Oysa Gülşen’in özetle söyledikleri şuydu: “Kürt Sorunu’nun 80 yıllık geçmişi var. Cumhuriyet tarihindeki bazı faşizan uygulamalar nedeniyle uzun süre Kürt Sorunu’yla ilgili olarak sessiz bir dönem yaşandı. 70’lerde çeşitli gruplar sorunun siyasi çözümü adına seslerini duyurmaya başladılar. Fakat 80 darbesi ile birlikte PKK’nin kurulması ve ardından yeniden şiddetin hakim olması süreci yaşandı. Demokratik yollar kapatılınca, mesele “Kürt sorunu eşittir PKK olarak” lanse edildi. Bana göre istenen ve tasarlanan da buydu: Düşük yoğunlukta, sürekli bir şiddet ortamı...” Bu analizi yaptıktan sonra AK Parti hükümeti döneminde yapılan demokratik açılım çabalarının nasıl sabote edildiğinden bahsetti. Bu mudur şimdi, BDP’li gibi konuşan vekil dediğiniz... Ayıptır, demek bile çok hafif kalıyor ama, bununla yetineyim...
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|
![]() |