|
SON DAKİKA
Ayça Soner Yazdı: Namaz Kılmaktan Alıkoyan NefisAllah, nefsi imtihan gereği sürekli olarak kötülüğü emreden olarak yaratmıştır. Nefsinin kötülüğü emreden ve şeytanın da nefsinin taraftarı olduğunu bilen açık şuurlu bir insan, ilk olarak nefsini eğitmeli, olabildiğince ezmeli ve nefes almaz hale getirmelidir.
Allah, nefsi imtihan gereği sürekli olarak kötülüğü emreden olarak yaratmıştır. Nefsinin kötülüğü emreden ve şeytanın da nefsinin taraftarı olduğunu bilen açık şuurlu bir insan, ilk olarak nefsini eğitmeli, olabildiğince ezmeli ve nefes almaz hale getirmelidir. “Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene; Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır.’’ (Şems Suresi, 7-10) İnsan nefsi her zaman sonsuzluğu ister. Sonsuz para, sonsuz yaşam, sonsuz mutluluk… Oysa ki dünya hayatına dair istediği bütün bu saydıklarım gelip geçicidir. Kalıcı olan ise Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için harcanan çaba, yapılan dualardır. Nefis sürekli zevk-i sefa sürmek peşindedir. Şükretmeye yanaşmaz. Yemek, içmek Allah’ın verdiği bütün nimetlerden sorumsuzca yararlanmak ister. Ancak kalbine ilaç olacak olan namaz ibadetinden bıkkınlık duyar. Nefis sabırsızdır. Hiçbir zorluk karşısında sabır göstermek istemez, Allah’a isyan boyutuna varan tevekkülsüzlük gösterir. Oysa ki zorluk gibi görünen olayları Allah imtihan gereği, sabır göstermemiz için yaratmaktadır. Nefse uymayıp, sabır gösterdiğimiz taktirde ise Allah’ın izniyle kurtuluşa erenlerden oluruz. Nefis insana çıkarcılığı ve hesapçılığı telkin eder. Bir insana, “Sana yüz lira vereceğim, şu kadar gün çalışırsan” denilse kuşkusu durmaksızın çalışacaktır. Allah’ın vaadi bu verilenin yanında bir hiç hükmündedir. Allah, insanlar sabırla ibadetlerini yerine getirdiklerinde ve Kendi sınırlarını titizlikle koruduklarında, cenneti vaat etmektedir. Cennet, sonsuz güzelliklerin bulunduğu insanın gerçek anlamda mutluluğu yaşayacağı bir yurttur. Ancak nefsine uyan insanlar, kısacık dünya hayatına meylettikleri için hem aradıkları huzuru ve rahatlığı elde edemeyecek, hem de dünyadaki nimetlerle kıyas dahi edilemeyecek cennet hayatından mahrum kalacaklardır. Her şeyden önemlisi Allah’ın rızasını kaybetmiş olacaklardır. Nefis oyalayıcıdır, gevşekliğe ve tembelliğe sürükler. İnsanın boş işlerle ilgilenmesini telkin ederek ibadetlerden, Allah’ı zikretmekten alıkoyar. Sanki sonsuz olarak dünyada yaşayacakmış gibi ibadetleri sürekli ertelettirir. Namaz, Allah’ın vakitlerini belirlediği, titizlikle korunarak yapılması gereken bir ibadettir. Allah'a olan yakınlığımızın ve teslimiyetimizin kanıtıdır. Rabbimize yakınlaşmak için önemli bir yoldur. Ayrıca namaz insanları Kuran dışı davranışlarda bulunmaktan alıkoyar. Sürekli Rabbimiz’in aklımızda bulunmasına vesile olur. Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah, yaptıklarınızı bilir. (ANKEBUT SURESİ / 45) Doğan her yeni gün, insanın Rabbine yönelmesi için bir fırsattır. İnsanın hak olan, nur olan, tek doğru olan Kuran yerine nefsini yol gösterici edinmesi, zor olanı seçmek olacaktır. İnsan, Allah’ın indirdiği hükümlere uyduğu takdirde, diğer insanların yaşayamadığı bir huzuru, mutluluğu ve neşeyi yaşar. Aksi takdirde belalar, umutsuzluklar, sıkıntılar peşini bırakmaz. Öldükten sonra ise dünyaya geri dönüp, salih amellerde bulunmak mümkün olmayacaktır. Allah, dünyadayken Kendisi’ne yönelmeyen kullarını neyin beklediğini şöyle haber vermiştir: “Ayağın üstünden (örtünün) açılacağı ve onların secdeye çağrılacakları gün, artık güç yetiremezler. Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', kendilerini de zillet sarıp-kuşatmış. Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam iken secdeye davet edilirlerdi.’’ (Kalem Suresi, 42-43) Haber Kaynağı: Merkürhaber
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|
![]() |