TEKNOLOJİ
SAĞLIK
EĞİTİM
ETKİNLİKLER
ORTADOĞU
VAN
HAKKARİ
ŞIRNAK
GENEL
MAGAZİN
DİNİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
YEREL
POLİTİKA
ASAYİŞ
ÇEVRE

Empati


Kadri Salaz

Kadri Salaz

22 Haziran 2016, 09:59

Merhaba;  Yine yurtta ve dünyada gündem dolu dolu; hem içeride hem dışarıda ciddi haberler ve gelişmeler var.

Avrupa futbol şampiyonası başladı, yoğun bir futbol sohbeti var her yerde. Türkiye Milli takımı ilk maçında nüfusu bir ilinin nüfusu kadar olan bir ülkeye; Hırvatistan'a yenilerek hayal kırıklığı ile başladı. Hırvatistan'ı ya da diğer nüfusu az, toprağı küçük ülkeleri küçümsemek için söylemiyorum, ama ekmeği ver ekmekçiye; bir ekmek de fazla ver demiş atalarımız. Ekonomisi, sosyal yaşamı, altyapısı sağlam ülkelerin toprağının ve nüfusunun az olması bişeyi değiştirmiyor. Kişi başı milli gelirleri 20-30 bin dolar olan bu küçük ülkeler bir ders veriyor bize. Göbekleriyle ve saçlarıyla oynayan ve her yıl bir servet kazanan ruhsuz futbolcular ile her ay bir servet kazanan 'futbol direktörü' ile yürekleriyle oynayan futbolculara karşı başarılı olamazsınız. Ancak çorapsız pabuç,  dar paça pantolon giyerek dünyanın maskarası olursunuz.  Bu akşam Avrupa'da futbolda söz sahibi, nüfusu ve toprağı oldukça büyük bir takımla İspanya ile oynanacak 2. maçta nasıl bir sonuç alınacağı merak konusu..

Amerika Birleşik Devletlerinin Orlando kentinde genellikle eşcinsel-gaylerin müdavimi olduğu 'Pulse Club' adlı bara bir silahlı saldırı gerçekleştirildi. 50 kişinin öldüğü 53 kişinin yaralandığı saldırıyı Omar Mateen adlı Afgan asıllı bir Müslümanın gerçekleştirdiği, saldırıyı IŞİD'ın üstlendiği haftanın en önemli haberiydi. Bizim gibi düşünmeyenlere, bizim gibi yaşamayanlara ölüm anlayışıyla yapılan bu saldırılar batı toplumlarında yükselen İslamofobi'nin kaynağını oluşturmakta, dünyanın her yerinde yaşayan müslümanları zor durumda bırakmaktadır. Saldırı sonrasında 'etkisiz hale getirilen' saldırganın kendisinin de gay olduğu saldırıyı gerçekleştirdiği bara daha önce 'takıldığı' gelen haberler arasında. Öncelikle müslüman toplumunun bu tür saldırıları tasvip etmediğini, kınadığını, kaybedilen canların ailelerine başsağlığı dileği iletmeleri beklenirken bazı basın-yayın organları yeni katliamlara davetiye çıkaran yazılara imza atmakta, yaşadıkları ülkenin koşullarında normal kabul edilen yaşam biçimleri nedeniyle sanki öldürülmeyi hak etmişler gibi çağ dışı bir anlayışla olaya yorumlar yapmaktadırlar. Türkiye'de yaşayan farklı cinsel tercih sahibi kişilerin oluşturduğu LGBT grubu hem Türkiye'de  yaşadıkları saldırılar  hem de Amerika'daki saldırıya tepki amacıyla İstanbul'da bir yürüyüş gerçekleştirecekleri haberleri çıkınca Alperen ve Ülkücü olduğu söylenen bir kesimden tehditler yükseldi. Yürütmeyiz, asarız, keseriz..  LGBT aktivisti olan bir sanatçı cevaben " bizimle yatan ülkücülerin listesini açıklarsak sokağa çıkamazsınız " diye açıklayınca havaları söndü hemen. İşte Müslüman bir ülkedeyiz bu uygun değil falan filan.. Peki 45 Müslüman çocuğuna 10 yıl boyunca Ensar yurtlarında ve diğerlerinde  taciz ve tecavüz ettiği belirlenen yurt yöneticilerine karşı neden sokağa dökülmediniz? Ya da bir başka deyişle; bu eşcinselleri kim eşcinsel yapıyor, bunlar kimlerle yapıyor 'iş'lerini? Sapıklıksa sapıklık, Sapkınlıksa sapkınlık, bu 'iş' 2 kişiyle olmuyor mu? Neden işin mağdurlarına yönelik baskı, zulüm, şiddet, katliam? Bir de dönün o çok övündüğünüz Osmanlı hanedanının iç oğlan müessesesini bir inceleme zahmetinde bulunun. Bu topluma 'Sapıklığın veya Sapkınlığın' nerelerden miras kaldığını anlarsınız belki..

Bugünlerde yerel bir sorundan da sıkça söz edilir oldu basın yayın organlarında. Van Otogarının yeni yeri hakkında oldukça geniş değerlendirmeler yapılmaktadır. Bence  OTOGAR'dan önce ÇEVREYOLU ile ilgili sorunu çözmemiz gerekir. O bittikten sonra ancak sağlıklı bir yer tesbiti yapabilir ve ikinci bir masraf önlenmiş olur. Bu konu ile ilgili benim VSTÖDK-(VAN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ DAYANIŞMA KURULU) dönem başkanlığını yaptığım 2010 yılında yaptığımız bir toplantı ile Dönemin Valisi Münir KARALOĞLU, TCK 11. Bölge Müdürü Arif ÇOBANOĞLU ve Belediye Başkanımız Bekir KAYA, Belediye İmar-İstimlak Müdürünü bir araya getirip sorunu çözmeye çalıştık.  Ancak maalesef çözemedik. Valilik, "belediye 18.maddeyi uygulasın" derken; Belediye cephesi " her yerde çevre yolu uygulaması Kamulaştırma yapılarak çözüldü burada da kamulaştırma yapılsın"  diyerek çevreyolu projesini bilinmeyen bir başka bahara ertelemiş oldu. Şimdi OTOGAR için bir turizm kenti olan ilimizin gelecekte turizme konu olabilecek bir yerine OTOGAR yapılması şık olmayacak gibi görünüyor. 

Ve bu konu birkaç satırla geçiştirilecek basit bir konu da değil, enine boyuna konuşularak, karar vericilerin yanlış bir karar vermelerini önlemek lazım gelir.

Haftaya görüşmek üzere; hoşça kalın.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.