|
SON DAKİKA
Deprem Sonrası Yapılan Çalışmalar
Kendi Evladı İçin Doktor Dövenler…
Hükümete Bıçak Gibi Sorular?
Ramazan'ın Habercisi Üç Aylar Başlıyor
Eğitimin Çok Önemli Bir Problemi; Vekil Öğretmen…
Yahya Yıldız yyildiz72@gmail.com
Gazetelere düşen habere göre, Milli Eğitim Bakanlığı, bir milletvekilinin soru önergesi üzerine verdiği cevapta, 2011-2012 eğitim öğretim yılında 81 ilde görevlendirilen vekil öğretmen sayısını, toplam 60.904 olarak belirtmiş. Ayrıca, her ilde görevlendirilen vekil öğretmen (daha doğrusu ders ücretli öğretmen) sayıları da ayrı ayrı verilmiş. 11.369 kişi ile İstanbul ilk sırada. İkinci sırada 3.046 kişi ile Ankara, üçüncü sırada 2.662 kişi ile Şanlıurfa ve dördüncü sırada ise 2.316 kişi ile İzmir geliyor. Sondan birinci sırada 48 kişi ile Tunceli, ikinci sırada 98 kişi ile Kırşehir ve üçüncü sırada ise 99 kişi ile Karabük sıralanmış ve diğerleri devam ediyor. Eğitim adıma üzüntü ve ciddi ciddi endişe verici bir durum.Üzüntü verici, çünkü eğitim için son on yılda yapılan büyük yatırımlara rağmen hala yüz binlerce öğrenci bundan yeterince faydalanamamış, binlerce öğretmen adayı dururken, çocuklarımız niteliksiz kişilerden eğitim almış. Daha doğrusu eğitim almış gibi olmuş. 9.02.2012 tarihli Hürriyet Gazetesindeki ‘Öğretmenim’ yazı dizisinde verilen bilgilere göre, Türkiye genelinde eğitin kurumlarımızda 69.362 idareci ve 677.787 kadrolu öğretmen var. Ayrıca 108.082 öğretmene de ihtiyaç var. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer’in gazetelerdeki başka bir açıklamasına göre de 70.000 öğretmen başka kurum ve kuruluşlarda görevlendirme ile çalışıyor. TBMM den tutun diğer bakanlıkların merkez ve taşta teşkilatlarında, Valiliklerde, Kaymakamlıklarda görev yapıyorlar.. Her halde Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatlarında (Özellikle AR-GE birimlerinde) geçici onayla görevlendirilenler bundan hariçtir. Çünkü buralarda da binlerce görevlendirilmiş öğretmen var. Eğer bunlar da eklenirse, kadrosu kendi okulunda, kendisi öğretmenlik mesleği ile ilgisi olmayan yerlerde görevlendirilip çalıştırılan öğretmenlerin sayısı daha da yüksek olacaktır. İşin kötüsü bu öğretmenlerin kadroları okullarda tutulduğundan yerlerine atama da yapılamamaktadır. Resmiyette okulda var olan bunca kişi, fiiliyatta yoklar. Bir tarafta sınıflardan alınıp başka görevlerde çalıştırılan ve sayıları 70- 80 binleri aşan öğretmen, diğer tarafta, okullarda öğrencilerin emanet edildiği öğretmenlik vasfı taşımayan 61.000 vekil öğretmen ve 108.000 öğretmen açığı…Eğitimimiz adına, çocuklarımız adına ne kadar endişe verici bir durum!.. Vekil ya da ders ücretli öğretmenlerin büyük çoğunluğu kırsal kesimlerde ve şehirlerin varoş mahallelerindeki okullarda görevlendiriliyor. Başta köyler olmak üzere şehirlerin kenar okullarda okuyan öğrenciler, bir eğitim yılında birden fazla, eğitim süreci boyunca da birkaç öğretmen değiştirmek zorunda kalıyor. Asil öğretmen yüzü göremeden, eğitimini bu şekilde tamamlayan ve neticede zar zor okur- yazarlık seviyesine erişe bilen binlerce çocuğumuz var. Sayın Milli Eğitim Bakan’ımız, ‘diğer kurumlarda görevlendirilen öğretmenlerin, ya kadroları buralara aktarılacak veya aktarılamıyorsa görevlendirmeleri iptal edilerek okullarına döndürüleceklerdir’ diye belirtmiş. Bu sevindirici bir müjdedir. Ümit ediyoruz fazla gecikmeden bu garabet ortadan kaldırılır. Daha önce, yine doğru bir kararla Sayın Bakan, Merkez Teşkilatı ile İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde, olmayan kadrolarda usulsüz olarak vekalet şeklinde görevlendirilen öğretmen ve idarecilerin onaylarının yenilenmeme talimatını vermiş ve bunlar okullardaki asli görevlerine dönmeye başlamışlardı. Şimdi sıra hem içerideki, hem de dışarıdaki öğretmenlerin asli görevlerine döndürülmeleri için gereğinin yapılmasında. Bunun bitirilmesi ve öğretmen kadrosunda bulunan hiçbir şahsın, kadrosu ile birlikte olmadıkça, başka bir görevde istihdam edilmelerine müsaade edilmemesi lazımdır.Öğretmenin yürüttüğü görevin, diğer memurların yürüttükleri görev gibi değerlendirilmemesi için, gerekirse, yasal düzenleme yapılması şarttır. Öğretmen başka bir memurun görevini, belki yapabilir, ancak öğretmenin yaptığı görevi, başka bir memurun yapması mümkün değildir. Bunun tüm yetkililer tarafından böyle bilinip benimsenmesi gerekir. Resmi şahıs ve kurumların kendi ihtiyaçları için eğitim kadrolarını, arka bahçeleri olarak görme anlayışına artık son vermelidirler. Öğretmenin şahsına ve mesleğine saygının gereği budur. Çocuklarımıza karşı sorumluluğumuzun gereği budur. Bakanlıktaki çalışmaların, eğitimin niteliği üzerinde yoğunlaşmaya başladığı bugünlerde, eğitimin olmazsa olmazı olan öğretmen problemi çözülmeden hiçbir yere varılamayacağı bilinmelidir. 70-80 bin civarında öğretmeni, mesleği ile alakası olmayan yerlerde görevlendirilerek, bir o kadar öğretmen açığını kapatmayarak ve bunların eğitmesi gereken milyonlarca öğrenciyi, sağlıklı bir eğitimden mahrum bırakarak, kaliteli eğitimden söz etmek mümkün olmaz.Aksi takdirde eğitimde nicel gelişim olabilir ama nitel gelişim hiç olmaz. Yükleniyor...
|
![]() |