TEKNOLOJİ
SAĞLIK
EĞİTİM
ETKİNLİKLER
ORTADOĞU
VAN
HAKKARİ
ŞIRNAK
GENEL
MAGAZİN
DİNİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
YEREL
POLİTİKA
ASAYİŞ
ÇEVRE

DOKUNULMAZLIKLAR VE MİLLETVEKİLLERİNE SAĞLANAN AVANTAJLAR


İlhan Güneri

İlhan Güneri

16 Haziran 2016, 15:10

Son günlerde çok tartışılan ancak Cumhurbaşkanınca onaylandığı için yürürlüğe giren “Dokunulmazlıkların Kaldırılması” ile kamuoyu yeniden Milletvekillerinin ayrıcalıklarını tartışmaya başladı.
 
Yasama yetkisini elinde bulunduran TBMM’ye, yasa yapma yetkisini kullanmak üzere 4 yılda bir seçtiğimiz Milletvekilleri için oluşturulmuş birçok ayrıcalık mevcut.  Öyle ki; her seçimde, adına yasa yaptığı milletinden soyutlanmış seçkinler kulübü oluşturuyoruz. İşin garibi bu ayrıcalıkların birçoğundan milletvekillerinin “eskileri”de faydalanmakta ve her geçen gün ayrıcalıklı kesim sayısı artmaktadır.
 
Bu ayrıcalıkların en önemlisi olan “dokunulmazlık” hakkının sınırları ülkemizde çok geniştir. Şöyle ki;
 
“Yasama dokunulmazlığı Milletvekillerine, vazifelerini bir baskı altında kalmadan serbestçe ifa edebilmelerini sağlamak için verilmiş olan bir imtiyaz. 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83. maddesinde yasama dokunulmazlığı şu şekilde düzenlenmiştir: 

“Yasama Dokunulmazlığı” başlığını taşıyan 83. maddeye göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki başkanlık divanının teklifi üzerine meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar (mad. 83/1).
 
Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, meclisin kararı olmadıkça, tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suç üstü hali ve seçimlerden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla, Anayasanın 14. maddesindeki durumlar (Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerin, devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk devletinin ve cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din veya mezhep ayırımı yapmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet kurmak maksadıyla kötüye kullanılmış olması), bu hükmün dışındadır.
 
Ancak bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır (mad. 83/2). 
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır, üyelik süresinde zaman aşımı işlenemez (mad. 83/3). Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır (mad. 83/4). Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca (Yasama Dokunulmazlığı) ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz (mad. 83/9). 

Yasama Dokunulmazlığı mutlak (daimi) ve geçici olmak üzere iki türlüdür. Mutlak dokunulmazlığa yasama sorumsuzluğu da denilir. Buna göre, milletvekilleri meclis çalışmaları sırasındaki oy ve sözlerinden hiçbir zaman sorumlu tutulamazlar. Bu dokunulmazlık milletvekilliği sona erdikten sonra da devam eder. Geçici dokunulmazlık ise, milletvekillerini sadece Milletvekili seçildikleri sürece koruyan, fakat milletvekilliği sıfatları sona erince kaldırılan bir dokunulmazlıktır. Anayasada belirtilen iki istisna dışında milletvekilleri işledikleri herhangi bir suç sebebiyle tutuklanamazlar ve sorguya çekilemezler. Onlar hakkında bu işlemler ancak dokunulmazlıkları kaldırılırsa mümkün olabilir. (Kaynak: Rehber Ansiklopedisi) 
 
Görüldüğü üzere ayrıcalıkların birçoğu yasama görevini aşmakta ve ülkede (eskilerinin de mevcut ayrıcalıkların birçoğundan faydalandığı düşünüldüğünde) geniş bir  “Ayrıcalıklı kitle” yaratılmaktadır.
 
Ayrıca bu “ayrıcalıklar” zaman zaman siyasi bir krize/şantaja dönüştürülebilmektedir.
 
Tüm bunların yaşanmaması için, milletvekili dokunulmazlığının “milletvekilleri meclis çalışmaları sırasındaki oy ve sözlerinden hiçbir zaman sorumlu tutulamazlar” şeklinde sınırlanması ve ayrıcalıkların kaldırılması adına aşağıdaki önlemlerin alınması gerekir diye düşünmekteyim.
 
Milletvekili dokunulmazlığı sadece parlamento içi ve dışı siyasi çalışma ve sözleri ile sınırlı olmalıdır.
  1. Meclis içinde bulunan lokanta, berber vs. ticari işletmeler kesinlikle özel sektöre devredilmeli ve piyasadaki cari fiyatlarla hizmet vermelidir.
  2. Telefon harcamalarında olağanüstü sınır düşürülmelidir.
  3. Sağlık harcamaları, her Milletvekilinin tabi olduğu Sosyal Güvenlik Kuruluşu üzerinden ödenmeli. Yani Milletvekili Vekil olmadan önceki konumuna göre Bağ-Kur, SSK veya Emekli Sandığına tabi olmalı. Milletvekili ve yakınları da herkes gibi Sosyal Güvenlik Kuruluşu’nun Hastanelerinde tedavi olmalıdır. İsteyen Milletvekili özel sağlık sigortası yapmalı ve bu sigortanın primleri de maaşından kesilmelidir.
  4. Kıyak emeklilik kaldırılmalıdır. Herkes tabi olduğu Sosyal Güvenlik Kuruluşundan emekli olmalıdır.
  5. TBMM. deki makam aracı sayısı en fazla 10 adet olmalıdır.
  6. Milletvekili danışmanları ile Meclisteki Müşavirler ordusu derhal başka kurumlara dağıtılmalıdır.
  7. Meclisteki acil müdahale birimi dışında bütün sağlık kuruluşları derhal kaldırılmalıdır.
  8. Meclisteki personel sayısının, her halükarda Milletvekili sayısının azami 1,5 katını aşamayacağı yasal hüküm altına alınmalıdır.
  9. Milletvekillerine ayrıcalık veren ve kendilerini halkın efendisi gibi görmelerine, dahası halktan soyutlanmalarına neden olan (Havaalanı VİP salonu, indirimli uçak bileti, servis, özel hastane, okul vb.) her türlü kurum, uygulama ve anlayış ortadan kaldırılmalıdır.
  10. Milletvekilliğinin bir MESLEK OLMADIĞI yasada mutlaka yer almalıdır. Dileyen Milletvekili mesleğini serbestçe icara edebilmelidir.
  11. Meclis çalışma saatleri 07.00 – 16.00 arası olarak değiştirilmelidir.  
Böylece gece erken yatacak olan Vekilimiz sabahta zinde bir şekilde çalışmaya gelebilir.
     
     13. Meclis çalışmalarına özürsüz olarak katılmayanın Milletvekilliği derhal düşürülmelidir.Kanımca bu şartlarda sadece;  gerçekten siyaset yapmak, halkına hizmet etmek isteyenler aday olur. “Dokunulmazlık” tartışması ile ülke gerilmez. Böylece meclis ve vekilleri asli görevlerine daha çok zaman ayırırlar.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İlhan Güneri - 11 ay önce
Yazının orjinal dizaynına dikkat endilse daha güzel olacak