|
SON DAKİKA
Van Depreminde Hayatını Kaybeden Japon…
Zambak Yayınları, Vanlı Depremzede Çocuklara…
Diyarbakırda Van'lı Depremzedeler İçin Toplanan…
Dinlemeyi Bilmeyen İnsan
Bilgin Berge bilanadolu@hotmail.com
Bugün dinlemeyi bilmeyen insanı konuşacağız. Bu insanın neler kaybettiğini konuşacağız. Ama öncesinde dinlemenin ne olduğunu kısa kısa anlatmak istiyorum. Dinleme, sözlük anlamıyla sesleri işitmek için kulak vermektir. Başka bir deyişle önceden hazırlık yaparak söylenilenleri, okunanları, konuşulanları anlamak için harcanan zamandır diyebiliriz. Çünkü dinleyen şahıs bekler; konuşma bittikten sonra karar alır ya da susma hakkını kullanır.
Dinleme yaşamımızda vazgeçilmez bir unsurdur. Hayatımızın önemli bir kısmı dinleme ile geçer. Anne babamızı dinlemek gibi. Öte yandan müzik de dinleriz. Aslında dinlemeyi mantıklı olarak düşündüğümüzde sesi anlama sanatıdır da diyebiliriz. Dinlemelerde biri ya da birileri konuşmacı görevindedir. "Dinlemeyi bilmeyen insan başarıya ulaşamaz." Dinlemeyi bilmemek ne demektir? Ahmaklık diyebilir miyiz? Peki, aptallık olabilir mi? Ya da dinlersem koltuğumu kaybederim olabilir mi? Hangisi olduğunu yazımızı okuduktan sonra bizzat siz karar veriniz. Bir insan düşünelim. Bu insanın yegâne en doğru iletişim aracı dili değil midir? Konuşarak iletişim kurmuyor mu? Peki, bu kişi bunalıma ya da depresyona girdiği zaman neden bir psikologa gider? Derdini ya da sıkıntısı anlatmak için mi? Elbette bu kişi psikologla konuşmak ister. Anlaşılmak ister. Saçmalamadığını anlamasını ister. Psikolog o şahsı dinlemek zorundadır. Çünkü psikolog zaten dinleyerek para kazanıyor. Dinlemezse para kazanabilir mi ki? Aynı şekilde halkın hizmetkârları da halkı dinlemek zorundadırlar. Çünkü dinlemedikleri vakit halk kendini dışlanmış hissedecektir. Biz şuanda Türkiye'de yaşıyorsak ve bu ülkenin vatandaşıysak hepimiz eşitiz demektir. İster kravatlı ve takım elbiseli olsun ister yırtık elbiseli bir dilenci olsun. Yine de eşitlik benimsenmelidir. Kravatlıyı dinleyip kravatsızı dinlememe gibi lüks yok, olamaz da. 2010 yılı sonbaharında X Tarım İlçe Müdürlüğü'nü bir iş için ziyaret ettim. Orada fazla bir yoğunluk yoktu. Sonra odaya yaşlı birisi girdi. Odadaki memura tarım parasının gelip gelmediğini sorgulamasını istedi. Odadaki memursa çalışmaktan pek memnun değildi gibi. Yaşlı adam ona nüfus cüzdanını uzattı. Memur da bilgisayarda sorgularmış gibi yapıp paranız gelmemiş daha dedi. Bunun üzerine yaşlı adam teşekkür edip çıktı. Memursa paranın gelip gelmediğini gerçekten de sorgulamamıştı. Ama yaşlı adamı kırmamıştı. Onu memnun etmişti. En azından onu dinlemişti. Aksine davranıp sistem yok da diyebilirdi. İşte bu da dinleme üzerine çok güzel bir örnekti. Belki içerisindeki davranış yasalara aykırıdır ama nihayetinde kırılan kalp yok ya, ona bakmalı. Dinlemek Sabır İster Dinlemek için sabırlı olmanız gerekebilir. Dinlemeye çalıştığınız kişi çok uzun ve sıkıcı bir konuşma yapabilir. Bu durumda sabırlı olmanız lazım. Aksi durumda kaybeden yine siz olursunuz. Siz dinlemezseniz kalem dinler. Ve yeri gelir buraya yazar. Dinlerken Konuşmacının Gözlerine Bakmalı Ben bir konuşma yaparken karşımdaki kişinin gözlerime bakıp bakmadığına dikkat ederim. Gözlerime bakıp başka şeyler düşünse de umurumda olmaz. Benim için şart olan gözler. Nitekim bu çoğu insan için de aynıdır. Ama bunun da istisnaları elbette var. Mesela radyo dinlerken gözlerle temas sağlayamıyorsunuz. Siz siz olun eğer gerçekten iyi bir dinleyici olmak istiyorum diyorsanız gözlerden başlayabilirsiniz. Dinlerken Konuşmayı Kesmemek Önce dinlemeye sonra da anlamaya çalışınız. Kesinlikle konuşmayı kesip merak ettiğiniz bir detayı araya sokmaya çalışmayınız. Konuşma bitiminde zaten sorularınızı sorabileceksiniz. Soru sorma ile de dinlemiş olduğunuzu kanıtlamış olacaksınız. Hem dinleyemezseniz soru da soramazsınız ya. Elden Bir Şey Gelmez Deseniz de Dinleyin Valisiniz ya da bakansınız. Birisi kapınızı çaldı ve derdini anlatmak istedi. Muhakkak dinleyin. Belki o şahsa yardımcı olamayacaksınız ama dinleyerek ona değer verdiğinizi yansıtmış olacaksınız. Bu size çok şey kazandırır. Oy da kazandırır dua da. Yeri gelir size insanlığı bile kazandırır. Aksine davranıp etiketleşirseniz kaybedersiniz. Ben valiyim; senin gibi çulsuz birinin dinlemeyle zaman kaybedemem derseniz kaybedersiniz. Bu kez kaybetmekle beraber beddua da alırsınız. Yeri gelir yumurta bile yersiniz. Ama ağzınızla değil; kulağınızla. İlimizde İletişim Sorunu Var Van ilimizde kesinlikle iletişim sorunu var. Halkın içerisinde okur-yazar ve bilgi sahibi olmayanlar birçok hizmetten yararlanamıyor. Yararlananların çoğu da dışlanıyor. Aslında ülkemizin her yerinde iletişim sorunu var. Ama ilimizdeki biraz daha farklı. Özetle duyarsızlık diyebiliriz. Bir Sözün Hikâyesi "Eğer biz sana yardımcı olamazsak Van ilinde hiçbir şey yapamamışız demektir." Bu söz Trabzonlu bir müdüre ait. Kendisi ara ara ilimize gelip gidiyor. Şimdi tüm samimiyetimle bu söze yanıt vermek istiyorum. "Evet, kesinlikle hiçbir şey yapamamışsınız memleketimde." Dinlemeyi Bilmeyen İnsan Dinlemeyi bilmeyen insan bir gün enkaz altında kalınca beni anlar belki. Belki de koltuğunu kaybedince vaktini dinlemeye verir. Bakalım bu şahsın sesini yakın bir zamanda duyabilecek miyiz? Ben Biliyorum ki… Yazımızın girişinde dinlemeyi bilmeyene ne denildiğini sormuştum. Ben ahmak diyorum. Siz de artık uygun bir şey bulursunuz. Bugünkü konumuzu Twitter profilimdeki sözlerimle bitirmek istiyorum. "Bugün ölmek istedim; ölemedim. Meğerse vali yardımcısı ZÇ'nin sözleri beni öldürmüştü zaten. Detayları yayınlanacak yazımızda vereceğim." twitter.com/bilginberge Bu yazıyı "Eğer biz sana yardımcı olamazsak Van ilinde hiçbir şey yapamamışız demektir" sözünün sahibine ithaf ediyorum. Umarım kendisi bu yazıdan bir ders çıkarır. "İnsanların hayat hikâyelerini dinledikçe hedeflerime bir adım daha yaklaşmış oluyorum." KIRIK KALEM VAN [ 24 Ocak 2012 Salı ] Başka bir zaman, başka bir yazıda görüşmek dileğiyle... Baş tacısınız. Bilgin BERGE Yükleniyor...
|
![]() |