|
SON DAKİKA
Van Depreminde Hayatını Kaybeden Japon…
Zambak Yayınları, Vanlı Depremzede Çocuklara…
Diyarbakırda Van'lı Depremzedeler İçin Toplanan…
Değişimi doğru okumak…
Vezir Veziroğlu merkurhaber@gmail.com
Son zamanlarda Ak Parti iktidarına karşı en çok işlenen konuların başında, iktidarın giderek otoriterleştiği, yıktığı askeri vesayetin yerine kendi vesayetini inşa etmeye başladığı, demokratikleşme, özgürlükler konularını gündeminden çıkardığı, vb hususlardır. Özellikle KCK’ ya karşı operasyon ve tutuklamaların artışı, Ergenekon davaları kapsamında devam eden yargılama ve yeni tutuklamalar, yine bu çerçevede basın alanındaki yeni gözaltılar ile devam eden davalar ve tutukluluk sürelerinin uzaması gibi nedenler dayanak yapılarak gündem sürekli sıcak tutuluyor. Eleştiriler bazen sınırları aşarak uluslar arası arenada da karşılık buluyor. AK Parti İktidarı, kimilerince endişelerle, kimilerince çekinceler konularak (yetmez ama evet), kimilerince hedef tahtası haline getirilerek eleştirilmektedir. Diğer bir kesim ise iktidarın yaptığı her şeyi, en iyisi olarak değerlendirmektedir. Makul olan orta yol bırakılmış, ifrat ve tefrit arasında gidip geliniyor. İkincisi, yerinden oynatılarak koparılan kayaların derelere doğru yuvarlanışları gürültüsüz, patırtısız olmaz. Kulaklarımızın da, zihinlerimiz de buna alışması lazım. Sayın Başbakanımız, bazı açıklamaları ile Sayın Şahin anlayışına yakın gibi duruyorsa da, Sayın Arınç gibi düşündüğü ve çözüm için bu yolu istediği, daha çok kabul görüyor. Başbakanın başından beri yaptığı değerlendirmeleri, icraatının istikameti ve paylaştığı yaklaşımları bu yöndedir. Ancak, dengeler ve yılların birikimi ile oluşan tortuların devasa boyutu, temkinli tavrı gerekli kılıyor. Türkiye’deki tüm demokrat aydınların ve demokrasiye, insan haklarına, özgürlüğe özlem duyanların bunu iyi okumaları, görmeleri ve tavırlarını buna göre koymaları gerekir. Sorumlu kişilerin yapacağı şey, cesaretlendirici yaklaşımlarla doğruları göstermek, doğruları söylemek ve doğruların yanında olmak şeklinde olmalıdır. İyi ve güzel şeyler yapıldığında alkışlamak, yanlışları da herkesin görüp anlayacağı dille anlatmak, yine anlatmaktır. Çelişkileri doğru okuyup, engelleri iyi görüp, bir yerine iki kez düşünüp ve kırıp dökmeden eleştirel yaklaşımla doğrunun takipçisi, iyinin ısrarcısı olmaktır. Büyük umutlar yaratarak uygulamaya konulan, ancak yanlışlıklar sonucu bir anda rafa kaldırılan AÇILIM, bunca sıkıntı ve akan kandan sonra yeniden Hükümetin gündemine ciddi bir şekilde gelmişken, bu fırsatı kaçırıp tekrar başa dönmenin vebali çok ağır olacaktır.Evet beklentilerin büyüklüğü, buna karşılık atılan adımların küçüklüğü insanları sabırsızlığa ve ümitsizliğe doğru sürüklüyor. Ancak çok ufak da olsa, teselli olmaya kâfi gelmese de, atılan adımları görmezden gelip nereye varıla bilinir ki? En basitinden Milli Güvenlik Dersinin kaldırılması bile ciddi bir adımdır.19 Mayıs, Ordu Evleri düzenlemeleri umutları, az da olsa hareketlendiriyor. Milli Eğitim Bakanı her ne kadar ‘Andımız konusu gündemimizde yok’ diyorsa da. * * * Diyarbakır’da bir bir gün yüzüne çıkartılan kafataslarının etrafında bütün bir halk olarak kol kola girip; açılması beklene 255 toplu mezarın da açılmasını ve ölüm tarlalarında gömülü 3274 faili meçhulün ortaya çıkarılmasını, faillerinin teker teker bulunup cezalandırılmasını istemek varken; esnafın kepenklerini kapattırıp camını çerçevesini dökmeyi, mallarını yağmalamayı marifet sayarak nefretleri üzerlerine çeken gençlerini, bu tavırlarından vaz geçirttiği gün Türkiye’de çok şey değişecektir. Değişimi doğru okumak, değişimin aktörü olmak kadar önemlidir. 31.01.2012
Yükleniyor...
|
![]() |