|
SON DAKİKA
Van Depreminde Hayatını Kaybeden Japon…
Zambak Yayınları, Vanlı Depremzede Çocuklara…
Diyarbakırda Van'lı Depremzedeler İçin Toplanan…
Eğitimin Son On Yılı Ve.
Yahya Yıldız yyildiz72@gmail.com
OECD’nin ‘Bir Bakışta Eğitim 2011’ başlıklı uzun raporu yayınlandı. Bu raporun yayınlanmasının milli eğitimin gerek idari kadrolarındaki değişikliklerin yapıldığı ve gerekse eğitim içeriği ile ilgili çalışmaların başladığı bugünlere denk gelmesi isabetli oldu. Çağdaş yönetim şekli diye adlandırdığımız modern idareler, insanlarının daha iyi gelişmeleri ve daha iyi şartlarda yaşamaları için, bilimsel verilerin ışığında ve doğru aklın kontrolünde planlar yaparlar… Bu amaçla da, geçmişe dönük olarak alınan peryodik verilerin referansında gelişmeler irdelenir ve elde edilen analiz sonuçlarına göre de yeni yol haritaları çizilir. Sürdürülebilir kalkınmanın, sistemin doğru bir şekilde çalışmasının ve hedeflenen sonuçlara ulaşmanın yolu budur.Doğru bir kalkınma süreci izleyen ülkeler, mevcut durumlarını ve geleceklerini görmek için farklı alanlarda raporlar yayınlar ve bu alanlarda çalışma yapan uluslar arası kuruluşların yayınlayacağı raporlara da dahil olurlar. Bunlardan biri de OECD’nin yayınladığı üye ülkelerin eğitim durumlarının ele alındığı ‘Bir Bakışta Eğitim’ adlı raporudur. Bu rapor, eğitime katılım ve başarı, harcama, yaşam boyu eğitim ve diğer okul şartları gibi konuları ön plana çıkartarak ülkeler arasında nicel bir karşılaştırma yapmaktadır. Rapor, üye ülkelere kendi durumlarını diğer ülkelerinki ile kıyaslama imkânı verdiğinden büyük önem arz etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı ve eğitimle ilgili resmi ve özel kurum ve kuruluşlar mutlaka bu raporu enine boyuna inceleyecekler ve yorumlayarak kendilerince daha iyi eğitim ortamları oluşturmanın plan programlarını yapacaklardır.Detaylı bir inceleme, yorumlama ve nelerin yapılması gerektiği hususlarını yetkili ve etkili birimlere bırakarak sonuç üzerinde çok genel bir değerlendirme yapıldığında, OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin eğitim karnesinin çok iyi olduğunu söylemek güçtür. Ancak bütün verilerde, son on yılda belirgin bir artışın olduğu da hemen dikkatlere çarpıyor. Son on yılda artış gösteren ülkeleri arasında Türkiye, hemen hemen her alanda en önlerde yer almaktadır. Ülkemiz adına memnuniyet verici bir durum. Artış hızımız iyi olmasına rağmen, diğer ülkeler ile aradaki fark fazla olduğundan, genel duruma pek etki etmiyor ve alt sıralarda olan yerimizi pek değiştirmiyor. Ancak her şeye rağmen dikkate değer nicel artış göstergelerinin iyi olması, çok şeylerin yapıldığının işaretidir. Son on yılın eğitim politikalarını yapma ve uygulama sorumlusu, halen devam eden Ak Parti iktidarıdır. Raporun sonuçların iyi olmasında ki en büyük etken Ak Parti Hükümeti ve onun eğitim politikasıdır… Ve hükümet adına bu politikayi yürütmekle sorumlu Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Dönemin bakanı Sayın Hüseyin Çelik ile başlayan bu değişim ve gelişim hamlesi, hızla Türkiye’nin her tarafına yayıldı. Eski ile kıyaslanamayacak derecede fazla işler yapıldı, ilkler gerçekleştirildi. Son on yılda, eğitimin alt ve üst yapısına büyük yatırımlar yapıldı. Büyük değişim ve gelişim hamleleri gerçekleşti. Bu başarıda, eğitim teşkilatının en üst kademedekinden en alt kademesine kadar her kes pay sahibidir.Emeği geçen herkesi tebrik ediyor, teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz. Gösterilen bu büyük gayretin aksamadan devam etmesi, performansların daha da yükseltilmesi ve tespit edilecek eksikliklerin hızla giderilmesi, bundan sonrası için önemlidir. Ümit ediyoruz ki, aynı gelişme eğitimin en önemli kısmı olan niteliğe de yansısın ve eğitimdeki nitel gelişim de kendini hem içeride, hem de uluslar arası ölçekte de his ettirsin.Bunun için ümit varız. Ancak; Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında yaptığı büyük çaplı görev değişiklik bu konuda ciddi bir umutsuzluk yaratmış durumda. En son yapılan İl Milli Eğitim Müdür atama ve görevden almalar ve daha önce bakanlık merkez teşkilatında yapılanlara eklenince ve hele alınmaya gerekçe olarak ‘performans düşüklüğü’ gibi çok açık olmayan bir gerekçe basına yansıtılınca, doğrusu morallerim bozulmaması mümkün değil. Alınanların hepsi bunu hak etmediler. OECD raporu da bunu gösteriyor, yapılanlar da ortada. Bunu gerçekleştirenler öncü kadrolar, performansı düşük diye alındılar. Bu nasıl çelişki? Her ne ise… 27.01.2012 Yükleniyor...
|
![]() |